Bu Blogda Ara

5 Ekim 2014 Pazar

Ölüm ve Yaşam Arasına Sıkışmış Hayatlar

(kitapkusagi.com internet sitesinde kitap hakkında çıkan tanıtım yazısıdır.)


Trajik bir hayat hikayesi sizleri bekliyor. “Acıların Kadını Bergen” bu trajik hikayeyi okumuyor aksine en acı ve yalın haliyle yaşıyor. Acıların, kederlerin en yalın ve en acı hali… Daha okumaya başlamadan duygulanacak ve hüzünlenmeye başlayacaksınız. İlk sayfalarından tutunda sonlarına doğru her satırında daha fazla kilitlenecek ve gözlerinizi kitaptan bir saniye olsun ayıramayacaksınız. Kitap yüreğinizi sımsıkı kavrayarak sıcaklığını her kesitinde size yansıtıyor.

Ölümün geriye kalanlarda bıraktığı etki, yıkıntı sizleri de derinden etkiliyor. Her satırında hüznün, çaresizliğin, acının, pişmanlığın etkisini hissedebileceksiniz. Hele ki ölüm en yakınınızsa bu duygu daha derin oluyor.

Nitekim de insan yakınlarını hiçbir zaman kaybetmek istemiyor ve ölümü hiçbir zaman ölen kişiye yakıştıramıyor. Oysaki ölüm hepimizin kaçınılmaz karşılaştığı bir durum. Bu acılı hayat hikayesini okudukça daha çok bağlanacak ve başucunuzdan bırakamayacaksınız. Yavuz Hakan Tok sizlere duygu dolu anlar yaşatarak hazin bir sona kavuşturuyor.

“Acıların Kadını Bergen” isimli bu romanda bir kadının ölümü geriye kalanları nasıl bir yaşama sevk ediyor. Geride kalanlar bu yaşama nasıl adapte oluyor? ölümün insanda nasıl etki yarattığını bu kez de bu romandan şahit olacaksınız. Romanda geçen anlatıcı teyzesinin ölümünü anlatıyor. Bu ölüm sonucunda ailesinin durumu gözler önüne seriliyor.

Yavuz Hakan Tok romanında hüzünlü bir sinema sahnesi havası yaratıyor. Yaşanılanların ne kadar acı olabileceğini gözünüzün önünde canlandırabiliyorsunuz. Romanda geçen anlatıcı teyzesi olan kadının ölümüne oldukça üzülüyor ve ailesinin bu ölüm sonrası nasıl yasa büründüğünü en açık haliyle aktarıyor.

EYLÜL 2014 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder